Esinlenmiş 3d: Dudak eşleme ve yüz canlandırma, kısım 2

keith lango, 2001

Çizgi filmde dudak eşleme

Bu konuda en yararlı olabilecek araç canlandıranın kendi dudak hareketlerini gözlemeyebileceği bir aynadır. Ancak aynanın kullanımında yapılması tasarlanan sesin abartılı dudak hareketleri yerine doğal konuşma tonunda gözlemlenmesi gerekir. Günlük konuşma şeklinde ağzın sesler üzerindeki geçişleri, yutma ve yuvarlamaları dikkatle incelenir. Basit görünmesine karşın bu çalışma çok faydalıdır. Görüneni canlandırmada olay gözlem ve verileri bir araya toparlamaktan ibarettir. Haber sunucularının ağızlarına dikkat edin. Konuşma sırasında, kelime yuvarlamalarında ne kadar geniş ve çeşitli ağız ve yüz biçimleri kullandıklarını görülebilir.

Verileri toplama

İyi bir dudak eşleme animasyonunda canlandırılması tasarlanan sesteki temel iletişim öğelerini yakalamak işin püf noktasıdır. Köle gibi her duyduğunuzu sandığınız konuşmayı yorumlamak yerine gözlerinizi kısın.İhtiyacınız olan konuşmadaki genel duyguyu hissetmektir. Buna 1800lerin sonlarında yaşanan izlenimciliğin bir türü denilebilir.

19uncu yüzyılın sonlarına gelene kadar Rönesans sanatı yıllarca şunun üzerine çalıştı; en ince ayrıntısına varana dek, kılı kırk yararcasına gerçekliğin yeniden yaratılması.Gerçeklik hedefti ve işin kuralı resimde bunu harfiyen uygulamaktı. Daha sonra sanatçılar görülenin genel esasını yakalamak için bir fikir geliştirdiler. Ağaçtaki her bir yaprak tanesi ile uğraşmak yerine ağaç üstündeki ışık, gölge ve renk değerlerini bir başka alana taşımak üzerine yoğunlaştılar. Bu yeni veri birleşiminde artık yapraklar biçim, renk, ton ve zıtlık kadar önem taşımıyordu. Tıpkı izlenimcilerin resimlerinde gerçekliği birebir kopyalamaktan uzaklaşmaları gibi konu dudak eşleme olduğunda çizgi filmcilerin izlenimci davranmaya ihtiyaçları vardır. Buna en iyi başlangıç geniş fırça darbeleri ile temelin sınırlarını atmaktır. Bunun en iyi yolu ise ağzın kapalı ve açık durumlarındaki zamanlamaları tutturmaktır.

Açık mı kapalı mı?

Dudak eşlemeye başlarken önce sadece ve sadece ağzın açık ve kapalı durumlarını yakalayın. Bu temel ihtiyaçla dudak eşlemeye dair neredeyse ihtiyacınız olan her şeyi elde edersiniz. Kahrolası kuklalar 30 yılı aşkın bir süre böyle iş yaptılar!! Bu ehedef noktalar izlenimci bir tablonun geniş fırça darbeleri gibidir. Biçimi, zıtlığı, formu ve şekli ifade ederler. Daha sonra dokunun ayrıntıları ağzın açık ve kapalı biçim ve zamanlamalarında yapılan tercihlere göre yapılır.

Bu açık ve kapalılar sizin daha özel tercihlerinizin temelidir. Sadece ağzın bu açık, kapalı ve geniş olduğu biçimlerini saptasanız iyi bir dudak eşlemeye giden yolun %75ini bitirmiş sayılırsınız. Birçok ufak tefek dudak eşleme böylece devre dışı kalır. Bundan şüpheniz olursa VeggieTales gibi texture map’lerin ağız olarak kullanıldığı filmlere bakın. Bunun gerçekten doğru işe yaradığını görebilirsiniz.

Gerçekliğe karşı izlenimcilik: durum çalışması

Mouse haunt filminde christopher Walken’in karakteri farenin düşünce yapısını anlamak üzerine bir şeyler mırıldanmaktadır. Şöyle der “you hafta get” inside the mouse’s mind. Bu “you hafta get” kısmı yaklaşık 25 resimdir. İlk bakışta uçların şu şeklide olması beklenir:

Y( dudaklar büzülü)

Ooo

H

Aa

V

T

Uh

G

Ee

T

Bu “you hafta get” demenin kelimesi kelimesine karşılığıdır. Halbuki dudakları birebir harflere eşlerseniz sonuç kaba ve sarsıntılı bir ağız animasyonu olacaktır. Bu pozlardan bazıları ekranda sadece 1 karede görünecektir ki bu tamamıyla aşırı bir bildirimdir ve izleyicinin yorumu için gerekli zamanı boşa harcamak demektir.

Ufak bir inceleme biraz açık bir durumdaki ağız dan(ah in hafta) biraz kapalı bir diğer poza (the F in hafta) ve tekrar açık (hafta nın sonuna) poza geçişi gösterecektir. Sonuç ağzın sadece 3 kare içerisinde çabucak patlamasıdır.

Çoğu zaman işe yeni başlayanlar, yüzü birebir tek harfi söylerken kopyalayarak bir sesbirimi(fonem) yaratırlar.Yani “e” sesbirimi için tek başına “e” dersiniz. “K” sesi için bir ayna karşısında çıkardığınız sesin temelinde”kıh” vardır. Bu başta mantıklı görünebilir. Sorun ise “t” yi tek başına söylemenizle “heyt” bundan tamamen farklı olarak “pet” de kullandığınız t sesidir. “Getir” ve “götür” kelimelerinde de t farklı şekillerde görünmektedir.

a

a

a

a

Soldan sağa: Temel “t” sesi, “heyt” kelimesinde “t” sesi; “getir” kelimesinde “t”, ve “götür” kelimesinde “t” sesi.

Bu şekilde hiç unutulmamalı ki seslerin birbirlerine bağlı olarak canlandırılması gerekir. Bir önceki ses biçimi şu an bulunan ses biçimini etkiler. Tıpkı bir sonraki sesin şu anki ses biçiminden etkileneceği gibi.

Öyleyse gösterilen ağız biçimlerin hepsi bir önceki ve takip edecek biçim/sese bağlı olmalıdır. Eğer ses çizelgesinde gördüğünüz bütün “t” leri aynı biçimde canlandırmaya kalkarsanız ve e önceki ne de sonraki sese aldırış etmezseniz kendinizi boş yere açılıp kapanan bir ağız animasyonun önünde bulursunuz. Konuşmayı canlandırmak demek harfleri birebir canlandırmak demek değil; ses yapmak için gereken biçim akışını canlandırmaktır.

Eğer animasyonunuzdaki ana ifadeleri elde edebilirseniz kalan ufaklıkları bırakırsınız kayar giderler. Tıpkı bir izlenimcinin fırçasından tek bir hamleyle bıraktığı lekede bir yığın yaprağı saklaması gibi siz de kelimeleri ve ses biçimlerini bir sonraki kelime ve ses biçimine yuvarlanmaya bırakmalısınız. Hedef yüz ağırlıklarını akışı gösterecek biçimde birleştirin. Yaprakları tek tek göstermek yerine zıtlığı ve biçimi göstermeye bakın. Konuşma seslerin tekrar edilmesinden çok akıcı bir eylem biçimidir.

Tekrar “you hafta get” örneğine dönecek olursak ana aksanları(vurguları) biraz daha izlenimci bir biçimde ele aldığımızda bunlar;

OOuuu

eeFF

Eh

Yüksek bir sesle söyleyin. “Ouuuu” yoooğurtdaki gibi, “eeFF” eflatun ve “Eh” de ehliyet deki gibi … OOuu- eeFF- Eh

Bu daha “you hafta get”, değil mi?

Şimdi bir adım daha ileri gidelim. Elinize bir ayna alın ve “you hafta get” deyin.Yeniden söylediğinizde ağzınızın nasıl göründüğüne bir bakın. Şimdi birkaç kez “OOuu- eeFF- Eh” deyin. Bu ikinisinin ne kadar birbirine yakın olduğunu gördünüz mü? Şimdi aynı esasın bir başka örneğine gelelim. Aynaya “i love you” deyin. Sonra da “elephant shoes”. Benziyorlar değil mi? Şimdi hassas birkaç özel seçeneğe değinelim

You daki “yuh” un hafta nın başındaki açık “aa” ya akıtmak isteyeceksiniz. You’nun sonundaki “ooo” yu geçin çünkü o kadar güçlü değil. Yok değil ama o sırada ağız hafta ‘yı söylemeye başlamış bile. Sadece bir diğer kelimeye kayıyor. Hafta’nın h’si boğazın arkasında kaynar ve dolayısı ile dudakların söylemesine gerek kalmaz.

“Hafta” nın güçlü “aa” sı ılımlı olarak alınırsa “f” vurgusu kalan iki kareye kelimeyi okutur. Bu tümcenin esas kapalı noktasıdır, dolayısı ile altı çizilmeli ve açıkça okunmalıdır. Sonra hafta nın sonundaki ”ah” ı “get” in “g” si gibi es geçin İkisi de nefesin altında olur biter; ff den get’deki “eh” e kadar olan kısımda geçip giderler. Son açık pozda “eh” i vurgulayın. Sonra uygun bir kapanmaya yakın , “t” nin “a”(Türkçe i diye okunur) izlenimini verecek bir ağız ile bitirin. Şimdi temel olarak “OOuu- eeFF- Eht” i canlandırmış oldunuz. Ve biliyor musunuz ne oldu şimdi? Akıyor, daha doğal ve pop-lama yok.

“t” “d” “n” ve benzeri sesler için ne demeli? Krakterinizin dili varsa tüm iç ağız seslerini bunlarla sağlayabilirsiniz. Bu iç sesler şunlardır:

L

Th

T

G (Türkçe için “ci”)

Dil çalışmasını burada koyar, olabildiğince izlenimci yaklaşırsanız kalan ufak işleri oldukça kolaylarsınız. Burada püf noktası dil hareketlerini çarçabuk oluşturmaktır. Dili iki kareden fazla (özel bir sebebiniz yoksa) bir pozdan diğerine götürmeyin yoksa “eLeL” sesinde – “bed” “bold” a “guud(good)” “gold” a döner. Dili hafif ve çabuk tutun.

Dudak eşleme hakkında akılda tutulması gereken bazı şeyler

Dudak eşlemede ve canlandırmada(animasyon) kullanılabilecek veri miktarı bir hayli etkileyicidir. Canlandırma yaklaşık 100 yaşında ve bu süreçte yapısını ve keşiflerini oldukça tamamlamış durumdadır. İyi bir dudak eşleme tekniğine bu yıllar içerisinde keşfedilen aşağıdaki ipuçları yardımcı olabilir:

  • Geniş açık bir ağızdan kapalıya yada tersine tek karede geçmeyin. Kesinlikle açıktan kapalıya 3 karede geçmeyin.

  • Ağzı durağan tutmayın. “Ah(Aa)” şekli tutulduğunda yavaşça bir başka “Ah(Aa)” şekline dönüşür.

  • “M” ve “F” seslerini iki kare gösterin. Eğer yer ve zaman kısıtlıysa bir sonraki sesten çalın.

  • Hedefinizden gözünüzü ayırmayın ve bir sesten diğerine geçerken geçişlerin dümdüz olmadığından emin olun.Yüzün canlandırılmasında beden için geçerli tüm canlandırma teknikleri geçerlidir.(Kırmalar(breakdown), yaylar, bindirmeler(overlap))

  • Ses biçimini ses duyulmasından en az iki kare öne koyun. Eğer burun buruna eşlerseniz tam hızında oynattığınızda geç geliyor izlenimini uyandırır. İnsanların görüş algısı sesten hızlıdır dolayısıyla izleyenler işareti sesten önce görür.

  • Ağız açılarını kırın. Ağzı yukarı aşağı, sağa sola kayırın ve dolaştırın. Karaktere konuşurken ifade katın. Karakter konuşabilir ve gülümseyebilir, konuşabilir ve kaş çatabilir ve konuşabilir aynı zamanda da esneyebilir bile.

  • Dudak eşlerken kullanacağınız karakter iskeletinin gerçek hayatta kullanabilir biçimde olmasını sağlayın.

  • Kafatasına bağlı olduğundan üst dişler oynamaz.

  • Kafa ve boynun açıkça belli olduğu karakterlerde çene döner, kaymaz.

  • Pozlarınızı iteleyin. Abartmaktan korkmayın. Prenses Fiona Final Fantasy sendromundan (birebir gerçekliği kopyalamaktan) kaçının. Ağız biçimlerini canlandırırken ses ve çizelgesindeki erki(enerjiyi) aklınızdan çıkarmayın. Yüksek sesler ağzı geniş ve biçimleri abartılı gösterir. Televizyon sunucularının ağızlarına bakın; yüzleri çok esnek ve bazen abartılıdır.

Gözler

Şu sözü duymuşsunuzdur, “gözler ruhun penceresidir”. Yüzden sonra gözler ifadeli iletişimin anahtarıdır. Eğer harika bir beden ve harika bir göz-ifadesi canlandırmasına sahipseniz ağzın durumu işaret etmesine ihtiyacınız yoktur. Dolayısıyla iletişim için gözler karakterin geri kalanıyla aynı kalıbı izlemelidir.

aaaa

Karakterin yüzü mutlu bir ifade ile başlıyor. Geçiş gözlerle başlıyor ve sonra yüze yayılıyor. Son ifadede tamamen kızgınlık ortaya çıkıyor.

İfadeyi taşırmak

Gözler yüzün lideridir.Ben buna “ifadeyi taşırmak” diyorum. İçteki duyguların değişimi gözlerle başlar sonra ağıza oradan omuzlara ve omurgaya doğru taşar. Tıpkı bir ifadenin bedene akması(dökülmesi) gibi. Bunların hepsi gözde başlar; göz her türlü duygusal geçişe öncülük eder. Yukarıdaki şekil bu ifade değişimini göstermektedir.

Bir karakterin mutludan kızgına geçişini hissetmemiz gözlerle olmalıdır. Yüzün geri kalanı sonra gelir. Güdülenmiş bir durağanlıktayken karakterin bir davranışa geçmesi için önce bir şey hissetmesi gerekir. Öyleyse canlandırma ile göstermeden önce karakterin ne hissettiğini bilmelisiniz. Eğer duygularını değiştirecekse bunun başlangıcı gözlerdir. Sıra sonra bedene gelir.

Duygu

Gözler kalbin içindeki gerçeği saklayamaz. Öyleyse eğer biri cesur bir duruşa sahipse gözler ruha giden anahtarı verecektir. Canlandırmada söylenmeyen gerçeği anlatırken gözler kullanılır.

Eğer karakterinizin gözleri duygusal olarak ifadeyi kaçırıyorsa yalan söylüyor demektir. Eğer cesur bir gövde gösteriyor fakat gözlerde korku görünüyorsa beden ne söylerse söylesin doğru olan korkudur. Eğer bunu anlatmak istiyorsanız bu müthiştir. Olabilecek en kötü şey gözlerin anlatılmak isteneni yanlışlıkla da olsa gösterememesidir. Bu tıpkı bağlama(genel duruma) uymayan kelimeler gibidir.Bu yüzden gözlerdeki ifade değerlerini çalışmanız ve öğrenmeniz gerekir. Yüz ifadesi ve duygusal etki için pozlamaya yönelik birçok harika kaynak vardır- bunların en bilineni Gary Faigin’in Artist’s Complete Guide to Facial Expression.Buna karşın en iyi kaynak hayatın kendisidir. İnsanları izleyin, iyi filmler izleyin ve büyük oyunculuk örneklerine canlandırma dağarcığınızı zenginleştirmek amacıyla bakın. Dağarcığınızı geliştirmekle karakterinizin gözünden izleyicinizle konuşma yeteneğinizi arttıracaksınız.

Göz kırpmaları

Göz kırpmaları yüz canlandırmanın en tuhaflarından biridir. İyi kurallar vardır fakat bunlar asla “ölüm yada yüz kızartıcı bir suça verilen ceza kadar kesin” türünden değildir. Bunlar kırpmayı canlandırırken akılda bulundurulmasında faydası olabilecek şeylerdir. Şöyle ki:

  • kafa döndüğünde

  • göz kaydığında

  • her 30 karede ve benzerleri

  • ortalama göz kırpma süresi iki karedir, kapalı tek kare ve açılması beş karedir(saniyede 24 kare için)

Söylediğim gibi bunlar ortalama kullanımdır, işlemediği durumlar olabilir. Kırpmanın püf noktası diğerlerinde olduğu gibi bunu bağlam(genel durum) içerisinde değerlendirmektir. Kırpma sırf gözleri nemlendirmek için istemsiz olarak yapılmış olabilir. Bu türden bir kırpma kendisine dikkat çekmez; daha çok karakterin canlı olduğu göstermek üzere yapılır. Fakat kırpma aynı zamanda içsel ve güdüsel de olabilir. Kimi zaman karakterin iç duygulanma ve düşünceleri tamamen bu göz sulandırma ihtiyacı dışında bir ya da iki kırpmaya neden olabilir. Sarsıcı haber alan kişi buna iyi bir örnektir. Cevap yerine donakalır ve hızlı birkaç kırpma gösterebilir. Bu tamamen içgüdüseldir. Kırpmalar insanların kafalarında olup biten bir şeyden diğerine geçmelerine yardımcı olur. Sinemada sahnelerin geçişlerde kesilmesi gibi kırpma konuların geçişinde bir kesmedir. Karakter başını döndürdüğünde yada gözünü kaydırdığında kırpma anlam kazanır. Eşzamanlı akıl temizlemedir. Eğer bir karakter odakla mücadele ediyor ya da zor bir işlem yürütüyorsa (“Baban az önce öldü”), daha sık olarak göz kırpmaya başlayacak ve kafasındaki karışıklığı temizlemeye ve aklında bir açıklık bulmaya yönelecektir. Bu bir kişinin yalan söylediğindeki çift kırma kuralını çağrıştırır. Bu kişi yalan söylediğini bilir ve yalanını bastırmak için daha fazla çalışmalıdır. Bu berraklık için göz kırpacaktır.

Ben yüzü canlandırırken göz kırpmaları eğer göz kırpma öncelikli değil ise genellikle sona bırakırım. O zamana kadar karakterinizin bedeni,ağzı ve yüzü anlatılmak istenen ne ise açıkça ortaya koyar. İzleyicinin göz kırpmalarına takılmasını hikaye gerektirmediği sürece istemezsiniz. Göz kırpma yemeğe katılan baharat gibidir. Oyunculuğun tadına göre katarsınız temeline değil. Fakat yine belirtmeli ki bu genellikle böyledir. Her zaman kırpmanın öncelik olacağı ya da işaret etmek istediği bir durum olabilir.

İş akış tutanağı

Benim genel olarak yüz canlandırma işleyişim şu şekildedir

Tasarım:

  1. Sesi dinle

  2. Karakterin belli başlı durumlardaki duygularını yaz.(Söylemek istediğini bil)

  3. Kendini o sesi söylerken izle

  4. Beden duruşlarına bak.

  5. O duygu için yüz durumlarını çala kalem incele.(Söylemek için hangi kelimelerin kullanıldığını bil)

  6. Bakış yönlerinin duygularla aynı olmasını sağla.

Uygulama:

  1. Bakış yönünün uçlarını çıkar.(keyframe)

  2. Çenenin sese uygun açık-kapalı durumlarını sese eşle

  3. Diğer ayrıntılı dudak eşlemeleri yakala

Duygu:

  1. Duygunun önemli anlarını yakala ve tam ifadeye uyacak biçimde yüzü (tüm uçlarla) işle.

  2. Dudağı duygusal nitelemelere uydur.(mutlu, üzgün, kızgın, kaygılı)

  3. Önce gözlerle içsel gerçekleri açığa çıkarıp bunu yüzün altına ve bedene akıtarak canlandırmayı dengele.

  4. Kırpmaları ekle.

İşinizi başta tasarlayarak ve tasarınıza uyarak canlandırmanıza daha fazla fikir ve hazırlık kazandırabilirsiniz. İyi tasarım ve iyi uygulama başarılı bir yüz animasyonu için yardımcı olur. Şunu hiç unutmayın: hatalı tasarım hatayı tasarlamaktır.

Keith Lango

Çeviren: Rıdvan Çevik